Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 5 Kasım’da duyurulacak Milli Enerji 2040 Vizyonu’nun temelinde elektrikleşmenin yer alacağını ifade ederek, “Türkiye’deki ekonomik faaliyetlerin her alanında elektriğin daha fazla kullanılacağı bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin enerji bağımsızlığına ulaşma yolunda çok kapsamlı bir planı paylaşacağız” dedi.
Bayraktar, İstanbul’da gerçekleştirilen 16. Türkiye Enerji Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, son birkaç yılda meydana gelen savaşlar ve çatışmaların enerji tesisleri ile altyapısını önemli hedefler haline getirdiğini dile getirdi.
Uluslararası işbirliğine daha fazla ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Umarım önümüzdeki yıl bu durum daha da kötüleşmez. Çünkü enerji sektörü her yıl farklı zorluklarla karşılaşıyor” şeklinde konuştu.
Hürmüz Boğazı’nda dünya petrolünün neredeyse yüzde 20’sinin geçişlerinin durduğunu ve günlük tanker ücretlerinin 30 bin dolardan 1 milyon dolara kadar yükseldiğini belirten Bayraktar, “Bildiğimiz her şey değişiyor, dünya zor bir dönemden geçiyor” dedi.
Krizin anlık bir çözümünün olmadığını belirten Bayraktar, enerji sektöründe 10-15 yıl önce atılan adımların bugünkü sonuçlarını gördüklerini ifade etti.
Türkiye’nin enerji politikasında çeşitliliğin stratejik önemine dikkat çeken Bayraktar, “Türkiye, enerjide dışa bağımlılığını azaltmak için yerel kaynaklarına yöneldi. Aynı zamanda önemli çeşitlendirme stratejileri uyguladı.” değerlendirmesini yaptı.
TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı’nın önemine değinen Bayraktar, İstanbul’un da içinde bulunduğu Trakya bölgesine doğal gazın daha önce Ukrayna, Moldova, Romanya ve Bulgaristan üzerinden ulaştığını ancak 2020’den itibaren TürkAkım üzerinden doğrudan sağlandığını aktardı.
Bayraktar, “Uyguladığımız çeşitlendirme stratejileri sayesinde Türkiye, şubattan itibaren yaşanan büyük petrol ve arz krizine rağmen herhangi bir sıkıntı yaşamadı. Elbette fiyatlardan etkileniyoruz ama vatandaşlarımızı korumak için destek programları uygulamaya gayret ediyoruz” dedi.
Enerji alanında daha fazla işbirliğine ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Bayraktar, “Enerji sektörü birçok zorluktan geçiyor. Aynı anda birçok sorunla karşı karşıyayız. Arka arkaya gelen şoklar oluyor. Bu durum Türkiye’nin enerji piyasalarının ne kadar dayanıklı olduğunu gösteriyor.” dedi.
“Kapsamlı ve bütüncül bir enerji stratejisi”
Bayraktar, Türkiye’nin kapsamlı bir enerji stratejisi benimsediğini ifade ederek artan enerji talebini karşılamak amacıyla yerli kaynakların geliştirilmesi, tedarik çeşitlendirmesi, yenilenebilir enerjiler ve nükleer enerjiyi içeren stratejiyi anlattı.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) şu anda günlük 300 bin varil petrol ve gaz üreten bir şirket haline geldiğini belirten Bayraktar, “2028’de bu rakamı 550-600 bin varile çıkaracağız. Hedefimiz günde 1 milyon varil üretime ulaşmak.” diye ekledi.
Yeni ortaklıklar ve satın almaların gündeme gelebileceğini kaydeden Bayraktar, “Yıl bitmeden yeni haberler gelebilir. Şirket alımları yapabiliriz. Ortaklıklar kurmaya devam edeceğiz. Yeni sahalar veya ülkelerle birlikte hedefimize ulaşmak istiyoruz.” bilgisini paylaştı.
“2027’den itibaren Akkuyu elektriği sistemimizde olacak”
Bayraktar, Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı her beş yılda bir güncellediklerini hatırlatarak, “Yapay zeka çağının hazırlıklarını yapmalıyız. 5 Kasım’da Dolmabahçe’de açıklayacağız. Milli Enerji 2040 Vizyonu’nda elektrikleşme ön planda olacak. Türkiye ekonomisinin tüm alanlarında elektriğin yoğun şekilde kullanılacağı bir döneme yaklaşıyoruz; bunun nasıl sağlanacağına dair detaylı bir plan sunacağız.” dedi.
Nükleer enerjinin Türkiye için kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Eğer iklim değişikliğiyle mücadele edeceksek tüm alanları elektrifikasyona tabi tutmamız gerekiyor; bu nedenle nükleer enerjiye sahip olmamız şart.” ifadelerini kullandı.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) sona gelindiğini belirten Bayraktar, “Akkuyu’da yoğun test süreçleri devam ediyor; güvenlik nedeniyle hiçbir detayı şansa bırakmadık.” diyerek gelecek haftalarda ilk nükleer yakıtın yüklenmesini hedeflediklerini söyledi. Ayrıca “2027’den itibaren Akkuyu elektriği sistemimizde yer alacak.” ifadesinde bulundu.
COP31’de “konuşmadan aksiyona geçme” mottosu
Bayraktar, Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (COP31) iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir platform olacağını belirtti; toplantıda çok sayıda ülke temsilcisi ile sivil toplum kuruluşlarından katılımcılar olacağını ifade etti.
Küresel iklim değişikliğine yönelik sürekli yeni hedefler konmasına rağmen eski hedeflere ulaşılamadığını söyleyen Bayraktar, Türkiye’nin COP31’de “konuşmadan aksiyona geçme” mottosunu öne çıkaran bir program ortaya koyduğunu bildirdi.
Türkiye’nin elektrifikasyon anlayışını dünyaya sunduğunu dile getiren Bayraktar şöyle konuştu: “Mutabakat sağlanırsa ‘2035’te yüzde 35’lik elektrifikasyon’ hedefinden COP31’in en önemli çıktısı olarak bahsedebiliriz; umarım dünyaya güçlü bir mesaj veririz ve sadece mesaj vermekle kalmayıp ardından harekete geçirebiliriz.”
Savaşların sürdüğü ve enerjiye erişimin kısıtlandığı kritik bir dönemde Türkiye’nin en zor COP toplantılarından birine ev sahipliği yapacağını belirten Bayraktar, ülkelerin enerjiye erişim sorunlarıyla karşı karşıya olduğu bu ortamda yeşil enerjiye geçişin kolay olmadığını ifade etti.
Enerji destekleri devam edecek
Bayraktar vatandaşları artan enerji fiyatlarından korumak amacıyla uygulanan desteklerin sürdüğünü vurgulayarak 2021-2026 döneminde elektrik ve doğal gaz için toplamda yaklaşık 75 milyar dolarlık destek sağlandığını aktardı.
Bütçede enerji destekleri için ayrılan kaynağın 600 milyar liranın üzerinde olduğunu söyleyen Bayraktar ayrıca şu bilgileri verdi:
“Hanehalkına elektrik ve doğal gaz desteği vermeye devam edeceğiz. Şubat’taki kriz sonrası Eşel Mobil sistemi aracılığıyla akaryakıtta maliyet açısından Hazine’miz büyük miktarda vergiden vazgeçti; toplamda yaklaşık 250 milyar lira vergi kaybımız oldu. Bu desteklerle vatandaşlarımızı koruma konusunda elimizden geleni yapıyoruz.”
Türkiye’nin enerji ticaret merkezi olma hedefine ulaşmak için altyapısını geliştirmekte olduğunu anlatan Bayraktar yıllık ortalama 55-60 milyar metreküp doğal gaz tüketen ülkenin bu yıl itibarıyla toplamda 13 ülkeden gaz temin ettiğini söyledi.
Türkiye’nin doğal gaz ihraç eden ülke konumuna geldiğine dikkat çeken Bayraktar Avrupa Birliği’nin Rus gazıyla ilgili kararlarının ardından alternatif oluşturabileceğini kaydetti.
Bakan ayrıca yerli kömür santrallerine desteğin süreceğini belirtirken kömür sektöründe istihdam odaklı adil dönüşüm planlamasının gerekliliğine de vurgu yaptı.